Ömür İLBAŞ

bebenageurs

Bazen kendinizi herhangi bir konuda çaresiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle bir anda ne yapıyorsunuz? Kendinize acıyor musunuz, kızıyor musunuz? Başkalarına mı yoksa makus talihinize mi öfkeleniyorsunuz? Ya da anında silkelenip atağa mı geçiyorsunuz?

Bu topraklarda kendimizi çaresiz hissetmediğimiz çok az an olduğunun farkındayız hepimiz. Yorucu bir coğrafyada,  kaygan bir zeminde, garip olaylar ve moralsiz insanlarla yola devam etmek zor, çok zor.

1901’de Antartika’ya giden Britanyalı keşif ekibinin başındaki deniz subayı Robert Falcon Scott bu ilk yolculuğun dönüşünde, kendisine zor koşullarda ekibi nasıl yönettiği sorulduğunda, çok basit diyor, tek bir şeye odaklandım, ekibimi soğuktan korumaya…

Zor anlarda hep tek bir şeye odaklanmak gerekiyor. Hayat memat söz konusu olduğunda, o tek bir şeyin ne olduğunu bulmak daha basit gibi gözüküyor. Nerede olursa olsun, yaşam mücadelesini başarıyla veren insanlar hep panik anını aştıktan sonra sadece hayatta kalmaya odaklandıklarını anlatıyorlar.

Peki ya bizler, Antartika’yı keşfetmek kadar iddialı olmayan hayatlar sürerken, tam olarak neye odaklanacağız da sorunlarla baş etmenin bir adım ötesine geçerek düzlüğe çıkacağız?

Bu sorunun yanıtının birden fazla değişkene tabii olduğunun bilincindeyim. Aynı zamanda da yaşam yolunda öğrendiğim tek bir şey kalsa o da şu olurdu: Nefes alıp verebildiğim müddetçe hep bir çare vardır. Sorunlara değil çözüm olasılıklarına odaklanırsam başarabilirim. Böyle durumlarda gözümün önüne hep filmlerde suya düşünce ne kadar yüzmesi gerektiğini bilmeden var gücüyle kulaç atan kahraman gelir. Bulunduğunuz yerden kara gözükmeyebilir, o zaman yapacak tek bir şey vardır, kulaç atmaya devam etmek…

Sağlıcakla kalın.

 

 

 

 

 

Ömür İlbaş TwitterÖmür İlbaş İnstagram
Web Tasarım
Copyright © 2009 Ömür İLBAŞ. Bu Sitenin Tüm Hakları Ömür İlbaş'a aittir.