Ömür İLBAŞ

 

Pazar sabahı, berbat bir gripten sonunda kafamı kaldırmanın mutluluğuyla, dışarda çiçek açan erik ağacına gülümseyerek televizyonda kaçırdığım bir dizinin tekrarını seyretmeye hazırlanıyorum. Karşıma Gwyneth Paltrow çıkıyor, çok eskilere dayanan belgelerle ve tarihçilerin desteğiyle ailesinin geçmişini araştırıyor. Paltrow üzgün gözüküyor ve birden nefesimi kesen bir şey söylüyor: “Büyük büyük annemin gençliğinde yaşadığı dram daha sonra ailenin tüm fertlerinin mutluluğa yaklaşımını belirlemiş olabilir; dedeme neden sevgi göstermediğini şimdi anlıyorum. Böylece dedemin de hüznünü çözdüm. Demek ki, ailenin mutsuzluk tohumları 19. Yüzyılda atılmış…”

Bu birkaç cümle beni yıllar öncesine götürmeye yetiyor. Anneannem ölmeden bir kaç ay önce tuhaf bir şey anlatıyor. Gençliğinde istemeden, doğruyu yaptığını düşünerek zarar verdiği bir aileden söz ediyor; birisinin işten atılmasına neden olduğunu, o ailenin bedduasıyla tüm ailemizin lanetlendiğini söylüyor. O an gülüp geçtiğim, anlamsız bir inanç olarak algıladığım hikayenin aslında anneannemin hayatını mahvettiğini kavramam zaman alıyor. Bu olayın anneannemde yarattığı suçluluk duygusu, kendi yüzünden hepimizin lanetli olacağını düşünmesi hayatını gerçekten etkilemiş olmalı. Şimdi düşünüyorum da, bu olay sadece onunkini berbat etmekle kalmadı, çok daha neşeli bir mizaca sahip dedemi de etkiledi. Dolayısıyla çocuklarını ve torunlarını da…

Bugünkü mutluluğumuzu ya da mutsuzluğumuzu sadece içinde büyüdüğümüz evle sınırlandırmak imkansızsa, o zaman daha eskileri de bilmek, anlamak ve aşmak gerekmez mi? Uzmanların genlerdeki mutluluk oranı diye tarif ettikleri şey aslında atalarımızın yüzyıllar boyu aile fertlerinin ruhuna attıkları çentikler olabilir mi?

Acaba, ailelerde çok eskilere dayanan düğümleri çözemediğimiz sürece geçmişin yükünden kurtulmak, hayata daha umutlu bakmak mümkün olamıyor mu?

Anneannemin lanetinin ağırlığını oğluma taşıtmamaya kararlı olsam da, o yine de beni bazen fazla evhamlı bulduğunu söylerken, ben de geriye bakıp ailenin kaygı ve hüzün yükünü artık üzerimden atmak için ciddi bir çaba harcamalı mıyım? Anneannemin yaptıklarından ben sorumlu olamam, çocuğum hiç olamaz, olmamalı da…

Geçmişi bilmek, anlamak, beraberinde affetmeyi, acıları sararak yola devam etmeyi de gerektiriyor.

Bu sabah Gwneth Paltrow’un ailesinin tarihçesini keşfederken aklından geçenlere içim sızlayarak tanık olmak işte bütün bunları düşündürdü bana.

Şimdi sıra sizde, yaraları sarıp yola devam etmek için ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz…

 

Beni başka nerelerde bulabilirsiniz: www.youtube.com, www.steturkey.com, www.mida.com, www.dialog.com.tr, www.m-gen.biz, Sigorta Dünyası dergisi

Ömür İlbaş TwitterÖmür İlbaş İnstagram
Web Tasarım
Copyright © 2009 Ömür İLBAŞ. Bu Sitenin Tüm Hakları Ömür İlbaş'a aittir.